TEKNODER Başkanı Şatır, ekipman sorununa dikkat çekti
Teknoparklarda Ar-Ge amaçlı ithalatın mevzuattaki yeri ve mevcut uygulama sorunları hakkında açıklamada bulunan Teknopark Girişimcileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fikri Şatır, “Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesini artırmak, yerli ve milli imkânlarla yüksek katma değerli ürünler geliştirmek amacıyla kurulan TEKNODER (Teknopark Girişimcileri Derneği) olarak; Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde yürütülen Ar-Ge faaliyetlerine ilişkin ithalat uygulamalarında yaşanan fiilî sorunları dikkatle ve endişeyle takip etmekteyiz. Derneğimizin tüzüğünde açıkça ifade edildiği üzere temel amacımız; teknolojik bilgi üretimini desteklemek, üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik geliştirmek, teknoloji yoğun girişimciliği teşvik etmek ve bu çıktıları ihracata dönüştürmektir. Bu hedeflerin gerçekleştirilebilmesi için Ar-Ge faaliyetlerinde kullanılan teknik ekipmanlara erişim lüks değil, zorunlu bir üretim girdisidir. Bu çerçevede özellikle vurgulamak isteriz ki; Teknoparklarda yürütülen 4691 sayılı Kanun kapsamındaki Ar-Ge projelerinde kullanılmak üzere ithal edilen makine, teçhizat ve teknolojik ekipmanlar; yürürlükteki mevzuat uyarınca ticari ithalat kapsamında değil, bilimsel ve Ar-Ge amaçlı eşya kapsamında değerlendirilmektedir.
“Mevzuatın ruhuyla bağdaşmamakta”
Bu yaklaşım; 4691 sayılı Kanunun amacı, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği ve Ar-Ge mevzuatının bütüncül yorumu çerçevesinde yerleşmiş bir uygulamadır. Son dönemde teknopark girişimcilerimizden gelen geri bildirimler, Ar-Ge amaçlı ithalatların fiilen ticari ithalat veya bireysel e-ticaret rejimleriyle aynı çerçevede değerlendirilmesi nedeniyle ciddi sorunlar yaşandığını göstermektedir. Bu durumun yol açtığı başlıca riskler şunlardır: 1. Ar-Ge Amaçlı Ekipmanların Yanlış Rejimde Değerlendirilmesi. Ar-Ge projeleri kapsamında prototipleme, test, doğrulama ve ölçüm amacıyla ithal edilen sensörler, elektronik bileşenler, kartlar ve özel teknik parçalar; nihai tüketim ürünü veya ticari mal niteliği taşımamaktadır. Buna rağmen bu tür ekipmanların genel ithalat veya hızlı kargo uygulamalarına tabi tutulması, mevzuatın ruhuyla bağdaşmamaktadır. 2. Zaman ve Proje Takvimi Riski. Ar-Ge faaliyetlerinde hız, küresel rekabetin temel unsurudur. Basit bir teknik numunenin gümrük süreçlerinde uzun süre beklemesi; proje teslim tarihlerini, destek programlarını ve uluslararası iş birliklerini doğrudan riske sokmaktadır.
“Büyük önem taşımakta”
3. Girişimcilik ve Yenilik Sürecinin Zayıflaması: Genç ve erken aşama teknopark girişimleri, Ar-Ge projelerini çoğu zaman sınırlı bütçelerle yürütmektedir. Bilimsel amaçlı ekipmanların ticari ithalat gibi değerlendirilmesi, inovasyon sürecini henüz başlangıç aşamasında durma noktasına getirebilmektedir. Devletimizin vergi politikalarını ve yerli üretimi koruma iradesini saygıyla karşılıyoruz. Ancak Ar-Ge faaliyetlerine yönelik ithalatın, genel tüketim veya ticari e-ticaret işlemleriyle aynı uygulama çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiği kanaatindeyiz. Bu kapsamda; Teknoparklarda onaylı Ar-Ge projeleri kapsamında ithal edilen ekipmanların bilimsel ve Ar-Ge amaçlı eşya niteliğinin uygulamada açık biçimde gözetilmesi. Ar-Ge amaçlı ithalat süreçlerinin, proje bilgileriyle eşleştirilerek dijital ve hızlı mekanizmalarla yürütülmesi. Uygulamada tereddüt yaratan hususlara ilişkin olarak ilgili idareler nezdinde netleştirici rehber ve bilgilendirme çalışmalarının yapılması ekosistem açısından büyük önem taşımaktadır. TEKNODER Yönetim Kurulu olarak, üyelerimizin meşru menfaatlerini korumak, Ar-Ge çalışanlarının önündeki fiilî engelleri kaldırmak ve ülkemizin teknoloji üretim hedeflerine katkı sunmak amacıyla; ilgili kamu kurumları ve yetkili merciler nezdinde gerekli temasları başlattık” dedi.
